Finansal Sistem

    0
    Finansal Sistem

    Hem küresel sistemde hem de bir ülkenin ekonomik sistemi içerisinde yer alan ekonomik birimlerin ihtiyaç duydukları fonların temin edilmesi ve bu fonların finansal aracılar vasıtasıyla fon açığı bulunan birimlere transfer edilmesi suretiyle yatırımlarda bulunabilmeleri finansal sistem vasıtasıyla mümkün olabilmektedir.

    Bir finansal sistem mevcut ekonomik yapı çerçevesinde şekillenir ve gelişim gösterirken aynı zamanda mevcut ekonomik yapıdan da kendisi etkilenir. Finansal sistem; ”tasarruf birimlerinin (kişilerin, ailelerin, kamunun), bankaların, sigorta şirketlerinin, yatırım fonlarının, finansman şirketlerinin ve farklı özel sektör finansman kurumlarının da bulunduğu karmaşık bir yapıyı ifade eder” (Mishkin, 2000:6).

    Finansal sistem denildiğinde, parasal sistem, anlaşmalar, kurumlar ve ekonomik ilişkilerin bütünü anlaşılmaktadır. Bu ilişkiler arasındaki sıkı bağlar ve etkin işbirliği “sistemin istikrarına ve uyumuna” hizmet eder (Özince, 2008). Görüldüğü gibi finansal sistem; genel olarak finansal piyasalar ve finansal aracılardan oluşurken (Öçal ve Çolak, 1999:18) ekonomideki kurum ve piyasaları kapsamına alır, fonları tasarruf sahiplerinden tasarruf açığı bulunanlara doğru yönlendirir (Parasız ve Yıldırım,1994:4).

     

    Doğrudan ya da dolaylı olarak fon dolaşımını gerçekleştirilmesini sağlayan, bu dolaşımı etkileyen ve fon oluşumuna katkıda bulunan birçok unsurdan meydana gelen bir organizasyon olarak da tanımlanabilen finansal sistem,“yatırım-tasarruf denkliğini” sağlamaya yardımcı olur (Ağır, 2010:2). “Finansal sistemin temel fonksiyonu tasarrufların yatırımlara dönüştürülmesini sağlamaktır” (Aydın, 2010: 4).

     

    Finansal sistem bünyesinde yer alan aracıların da amacı ve fonksiyonu aynıdır yani atıl fonları harekete geçirerek ekonominin reel kesimine aktarmak, böylece büyümeye, kalkınmaya(Teker ve Özer, 2012) ve ekonomik etkinliğe katkıda bulunmaktır (Tunay, 2001:82). Burada bir finansal sistemin; “tasarruf, likidite, ödeme, politika oluşturma, servet biriktirme ve kredi fonksiyonunu” sağladığı söylenebilir (Altan, 2001:4). Aynı zamanda fiyat istikrarının etkin bir finansal altyapı temelinde sağlanması (TCMB, 2013), maksimum büyümenin elde edilebilmesi, istihdam seviyesinin en uygun seviyede gerçekleştirilebilmesi, ödemeler dengesinin kurulabilmesi ve “kişisel karar alma noktasında maksimum sınırlara ulaşılabilmesi” finansal sistemin amaçlarındandır (Parasız ve Yıldırım, 1994:5). Finansal sistem, ekonomideki fon arz edenleri ve fon

    talep edenleri etkin bir şekilde bir araya getirmekle görevlidir.

     

     Finansal sistemin bünyesindeki temel aktörler şunlardan müteşekkildir:

    • Fon arz edenler (tasarruf sahipleri),
    • Fon talep edenler( yatırımcılar),
    • Yatırım ve finansman araçları,
    • Yardımcı kuruluşlar,
    • Hukuki ve idari düzen (Okka, 2010:254; Yalçıner, 2010:4)

    Finans sisteminin unsurları ve bu unsurlar arasındaki iletişim, yatırım-tasarruf ilişkisinin yönünü belirlemesi açısından önem taşır. Finansal sistemde tasarruf fazlası bulunan kişiler, firmalar ve kamu kurumları tasarruflarını aracı kurumlar kanalıyla mal ve hizmet üretmek için ek fona ihtiyaç duyan kişilere, kurumlara ve firmalara; para veya sermaye piyasalarında finansal araçlar ve aracılar kullanmak suretiyle sunarlar.

    “Fon arz edenler sundukları fona karşılık, fondan mahrum kalınan zaman ve kazanç karşılamak üzere ve risk payı olarak fon talep edenlerden bir fazlalık, bir artı değer talep ederler. Bu fazlalığa faiz, kar payı ve temettü denir” (Okka, 2010:255).

     

    Etkin risk yönetimi, verimli kaynak tahsisi, kurumsal yönetişim ve yöneticiler üzerinde etkin denetim, tasarrufların teşviki ile mal ve hizmetlerin değişimi gibi fonksiyonları ihtiva eden bir finansal sistem, dünyanın farklı bölgelerinde farklı ülke ve ekonomiler üzerinde, farklı sonuçlar ortaya koyabilmektedir (Levine, 2004).

    Bazı ekonomiler için yüksek büyüme oranı sağlarken, bazı ülkeler için kayda değer bir büyüme sağlayamamaktadır. Çünkü finans sisteminin üretime, yatırıma ve ihracata dayalı olarak gelişemediği ülkelerde, yetersiz yurt içi tasarruflardan ziyade yurt dışı fonlara ihtiyaç duyulmakta; uzun ve orta vadeli yatırımlar için gerekli fonlar sağlanamadığında da kısa vadeli yabancı fonlara ağırlık verilerek kalkınma istenilen reel düzeylerde olmamakta, ekonomide gayrı safi milli hâsılada istenilen büyüme sağlanamamaktadır.

     

    Özel Sektör Kredileri, kamu harcamaları, faiz spreadı (Abubakar ve Gani, 2013), hükümet banka ilişkileri, ekonomilerin geçmişi, şu anda hangi koşullarda olduğu ve sahip olduğu finansal sektörün sistem üzerinde nasıl bir pozitif etki ortaya koyabildiği (Badun, 2009), finansal sistemin etkinliğini ortaya çıkarabilmesi açısından önem taşır. Uluslararası pazarlarda tek mobil faktörün “mutlak sermaye” olduğu (Akalın, 2002:340) dikkate alındığı zaman, finansal sistemde sermayenin daha verimli

    alanlara kanalize edilerek fiziksel birikim düzeyi ve istihdamı artırıcı rolü ile sağlanan teşviklerle, kaynak miktarı ve maliyeti minimize edilerek finansal aracılık sürecinin etkinliği sağlanabilir (J.Montiel, 2003:187).

     

     Esas itibariyle etkin bir finansal sistemin şu bileşenleri ihtiva ettiği söylenebilir:

    • Sağlam bir kamu maliyesi ve borç yönetimi
    • Kararlı mali düzenlemeler
    • Farklı türde bankalar
    • Uluslararası ilişkilerde etkin bir Merkez Bankası‟nın varlığı
    • Etkin bir Borsa (Rousseau ve Sylla, 2001:4)
    • Hukuki ve idari düzen (Okka, 2010:254; Yalçıner, 2010:4)

    Konut Kredisi Faiz Oranları

    Konut Kredisi Faiz Oranları

    [Toplam:1    Ortalama:5/5]